DOSTLUK, ERMİŞ
Ve bir genç, şöyle dedi:
"Bize dostluktan bahset."
Ve o cevap verdi:
"Dostunuz cevap bulan gereksinimlerinizdir.
O, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır.
O sizin sofranız ve ocakbaşınızdır.
Çünkü ona açlığınızla gelir
ve onda huzuru ararsınız.
Dostunuz sizinle içinden geldiği gibi konuştuğunda
ne 'hayır' demek zor gelir,
ne de 'evet' demekten çekinirsiniz.
Ve o sessiz kaldığında kalbiniz
onun kalbini dinlemek için sessizleşir.
Çünkü dostlukta kelimeler susunca
tüm düşünceler, tüm arzular ve beklentiler,
gürültüsüz bir sevinç içinde doğar ve paylaşılırlar.
Dostunuzdan ayrıldığınızda ise yas tutmazsınız; Çünkü onun en sevdiğiniz yanı, yokluğunda daha bir berraklık kazanır,
tıpkı bir dağın, dağcıya ovadan daha net görünmesi gibi...
Ve dostluğunuzda ruhsal derinlik kazanmaktan başka bir amaç gütmeyin.
Zira yalnızca kendi gizemini açığa vurmak peşinde olan sevgi, sevgi değil, savrulmuş bir ağdır
ve sadece yararsız olan ona yakalanır.
Ve dostluğunuzda kendinizi olduğunuz gibi sunun.
Eğer dalgalarınızın cezrini bilecekse meddini de bilmesine izin verin.
Çünkü sadece zaman öldürmek için bir dost
aramanızın anlamı olabilir mi!?
Onu, zamanı yaşatmak için arayın.
Çünkü o gereksiniminizi karşılamak içindir,
boşluğunuzu doldurmak için değil.
Ve arkadaşlığın hoşluğunda kahkahalar, paylaşılan hazlar olsun.
Çünkü yürek küçük şeylerin şebneminde sabahını bulur ve tazelenir."
Halil Cibran
(1883 - 1931)
( Lübnan - Amerika Birleşik Devletleri )
Çeviri: Mesut Küçükoğlu
ALINTI