ALEVLER BİLE UTANDI AMA.
Kadir Dağhan
Bugün 2 Temmuz.
Tüm ilahlar, inançlar, sistemler, ideolojiler yerin dibine battı bir kez daha.
Çığlık çığlığa susuyorum.
Utançların, katliamların, vahşetlerin bitmediği coğrafyada ne konuşmak yetiyor ne yazmak, ne isyan etmek.
Zira kim bilir, kaç bin kez:
-Unutmayacağız, unutturmayacağız.
-Hesabını soracağız.
Diyerek bağırdık, isyan ettik, yazdık, çizdik.
Ağladık, yürüdük, yas tuttuk.
Ama olmadı.
Yapamadık, baş edemedik, engel olamadık.
Zilanlar, 6-7 Eylüller, 16 Martlar, Maraş'lar, Çorum'lar, darbeler, işkenceler, Roboskiler, Suruçlar, Geziler, Güvenparklar, 10 Ekimler...
İlk katliamın, yasağın, barbarlığın hesabı sorulamadı.
Sorulsaydı, sorulabilseydi belki de katliamlar böylesine birbirini izlemezdi.
Bugün 2 Temmuz.
İnsanlık yandı, sanat yandı, edebiyat yandı, bilim yandı, insan hakları yandı.
Ateş sadece düştüğü yeri değil, her yeri, her şeyi yaktı.
Alevler bile utandı ama yakanlar utanmadı.
Hiçbir zaman utanmadılar ki.
İnsan değillerdi, vicdanları, onurları yoktu çünkü.
Hangi ülkenin kimliğini taşıyor, inancın mensuplarıydı?
O güzel insanları barbarca katlederlerken hangi cenneti hayal ediyorlardı, hangi tanrının hidayetine erdiler acaba?
Bugün 2 Temmuz.
Sözüm yok, yazım yok, gücüm yok.
Susuyorum çığlık çığlığa.
Masumlara, mazlumlara, savunmasızlara, doğaya, insana, yaşama kıyanlara tek değil, tüm dillerden LANET OLSUN.