Savaşın birinci ayına girerken ABD, inanılmaz bir hayal kırıklığı ile karşı karşıya. Trump'un işi mucizelere kaldı. Şimdi ordusu ve tarihi olmayan körfez ülkelerini İran'a saldırmak için ikna etmeye çalışıyor.
Unutulmamalıdır ki İran, 5000 yıllık bir medeniyet ama molla rejimi 50 yıllık bile değil. Yine de, öldürdükleri İranlı liderler kaçarken veya saklanırken değil, evlerinde veya ofislerinde suikasta uğradılar. Netanyahu'nun ise hangi delikte olduğu belli değil.
İran halkının yarısı, belki de daha fazlası rejimi devirmek için gönüllü ajan olmuşken ABD ve İsrail, geberik bir rejimle bir aydır savaşıyor. Dahası, her gün birbirinden farklı açıklamalar yapıyor. Kamuoyunu ne kadar inandırabilmiştir, sizin takdirinize kalmış.
Savaş daha başlamadan önce eğitim için Sri Lanka'ya giden Dena gemisinin ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth'in de övündüğü üzere torpido ile batırılması ve silahsız 87 askerin öldürülmesi savaş suçudur. Dünya Kupası, ABD'den savaş olmayan bir ülkeye alınmalı ve 2027 yılına ertelenmelidir.
Son olarak, ABD-İsrail ve paydaşlarına Epstein ittifakı diyenler çok doğru söylüyor. Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit bile Epstein denen canavardan akıl alıyordu. Norveçliler bırak kraliyetin kaldırılmasını, prensesi taht sıralamasından bile çıkarmadı. Yani Nordik ülkelerin ahlakı falan koca bir yalan. Şerefsizler ordusundan başka bir şey değil hepsi. Bu süreçte en çok öne çıkan İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, gönüllerin dünya lideridir artık.
Epstein İttifakı demişken