ABD ve İsrail bu savaş yüzünden ağır rezil oldu. Zaten ABD'nin en son ne zaman savaş kazandığı belli değil. Irak, Afganistan ve Vietnam’da aldıkları sonuçlar olumlu değildi. Buna İran da eklenmek üzere. Trump, her gün birbirini yalanlayan açıklamalar yapıyor. Kimse ABD’nin müttefikliğine güvenmiyor. Polonya gibi korkak bir ülke bile hava sahasını ABD’ye açmadı. ABD siyasetinde İsrail ile olan kayıtsız şartsız ilişki sorgulanıyor. İsrail kamuoyu ise ateşkesin gerekliliği konusunda ABD’yi eleştiriyor.
İran için bir parantez açmak istiyorum. Şu aşamada savaşı kaybetmemiş olsa da rejimin sürdürülmesi zor görünüyor. Halk desteği günden güne azalıyor ama mollalar halkın ne istediğiyle ilgilenmiyor. Zaten ülke savunmasını geri plana alarak rejimin devamına daha çok odaklanılmış. İran bu cendereden çıkamazsa 2010’lardaki Mısır gibi lanetlenmiş bir ülke olacak.
Kaybettiği meşruiyetini ABD’den dilenen Tayyip Erdoğan, şu an bu topraklardaki en yetkili ikinci veya üçüncü kişidir. Ondan önce siyasal münafıkların halifesi Tom Barrack geliyor. Bazı kesimlere gereksiz özgüven veren sözde çözüm süreci de onun moderatörlüğüyle yürütülüyor. Bu sürecin sözde kalmasının nedeni Abdullah Öcalan ve Tayyip Erdoğan gibi birkaç isim üzerinde takılmasıdır. Halbuki Kürt meselesi isimlerle ilgili değildir. İlkinden daha acı şekilde bittiğinde iki tarafın da aklı başına gelecek.