“Bu aşırı ırkçılığın dönemsel sebepleri de var tabii, kuruluş kodlarıyla ilgili olan boyutu da var. Örneğin Kemalist milliyetçiliğin kodlarında Alman romantik ırkçılığının izleri pek konuşulmaz. Hâlbuki burası önemli bir nokta. Alman ırkçılığı, biliyorsunuz Almanları iki büyük dünya savaşına sürükledi ve ikisinden de iflas ile çıktılar. Ayrıca bugün “kafatası milliyetçiliği” dediğimiz şey Almanların icadı. İttihat ve Terakki’nin askerî kadroları (ki buna Mustafa Kemal de dâhil), Alman ırkçı subay Von der Goltz Paşa’nın tedrisatından, tahsilinden geçti. Daha 1910’larda Adana bölgesindeki Ermenilerin, Dersim bölgesindeki Alevilerin temizlenmesi gerektiği fikrini Talat Paşa’ya veren oydu. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra her ne kadar Türkler üzerinde İngiliz hâkimiyeti oluşsa da bahsettiğim bu militarist Alman ırkçılığı, Cumhuriyet sonrasında da devam etti. Örneğin 1925’te idam ve sürgün edilen birçok Kürt’ün isimleri, daha 1910’larda ajandalara kaydedilmişti. Dersim Harekâtı kararı daha 1913’lerde alınmıştı. Toparlayacak olursak, Cumhuriyet’in kurucu iradesi askerî bir iradedir ve Kemalizm özünde militarist bir milliyetçiliktir. Üstünlük iddiasını kaybetmemek uğruna yüz yıl önce idam ettiği kişiyi bugün maketini yapar, yine idam eder.”
Ekrem Malbat