Onların Ahlakı ve Bizim Ahlakımız
Elias Nin
Bugün birçok video internete düştü, YPG’nin boşalttığı yerleşim yerlerine giren IŞİD artığı Suriye ordusunun askerleri Kürtlerin mezarlarını tahrip ediyor, ganimet olarak görülen kadınların örgülü saçlarını keserek videolar çekerek paylaşıyorlar.
Bu görüntülere 2014 yılında da rastlamıştık, esir alınan Kürt/Ezidi kadınların köle pazarlarında açık artırmayla satıldıkları görüntülerdi bunlar.
Bu tam da erkeklik, din ve mülkiyetçilik üçlüsünün vücut bulmuş halidir.
Bu üçlü, en katıksız biçimde sömürgecilik ve işgal söz konusu olduğunda karşımıza çıkar; zira bu üçlü, tarihin en eski ve örgütlü kötülükleridir. Zaten en ilkel sömürgecilik de bu üçlünün sonucu olarak tarih sahnesine çıkmıştır.
İngilizlerin Afrika ve Hindistan’da, Fransızların eski sömürgelerinde, Avrupalılar Amerika kıtasını işgal ettiklerinde, Haçlı ve İslam sömürgeciler tarafından yapılan işgallerde bu kötülüğün binlerce örneği mevcuttur.
Bugün bu miras, Türkler ve IŞİD’in yasallaştırılmış hali olan Suriye’deki İslamist tarafından temsil edilmektedir. Sömürgeciliğin ahlakıdır bu, yapan değişir ama ahlakı değişmez.
Örneğin Hindistan’ı işgal eden İngilizler, binlerce Hintlinin ellerini kesmişti.
Kuzey Kürdistan’da bu tablo, öldürülen Kürt gerillaların kafasını keserek hatıra fotoğrafı çektiren sömürgeci Türk askeri olarak karşımıza çıkar.
Suriye ya da Rojava’da ise esir alınan kadınların kesilen örgütlü saçlarının teşhir edilmesi, köle pazarlarında satılan bedenleri olarak servis edilir.
Bizim, yani anti sömürgecilerin ahlakında bunların bir teki dahi yoktur. Mesela hiçbir IŞİD’li kadına ya da IŞİD’li katilin karısına, kızına tecavüz edilmemiştir.
Esir alınan hiçbir kadın köle pazarında satılmamış, kadınlığı aşağılanmamıştır.
Hiçbir IŞİD’linin ya da sömürgeci Türk askerinin kafası kesilmemiş, hiçbir esire kötü muamele yapılmamıştır.
Çünkü onların ahlakı, insan aklının üretebileceği her türlü kötülüğe başvurmadan kendisini var edemez.
Bizim ahlakımız ise düşmanın ahlakına tenezzül etmediğimiz sürece kendi varlığını sürdürebilir.
Ezcümle; kişin, toplumun, topluluğun devletlerin, dinlerin, ideolojilerin hayatla kurdukları bağ ne ise ahlakları da odur.