Epstein adası canavarın şarj durağı
Nuray Sancar
Trump’tan Ehud Barrack’a, geçmiş çağların artığı kraliyet mensuplarından, finans kapitalin tatminsiz asalaklarına kadar uzanan dünya çapındaki bir şebekenin üyelerinin, reşit olmayan kız ve erkek çocuklarıyla cinsel ilişki kurmak için akın ettikleri Epstein adası sendeleten bir tokatla dünyayı sarsarak suya gömülüyor. Olamaz denilenin olduğu, yapılamaz denilenin yapıldığı o yerde patlayan foseptikte karnı deşilen çocukların ince bağırsak kalıntılarını kemiren jet sosyetenin salyası da var. Kutsal kitaplardaki anlatılara, halk direniş efsanelerine göre insanlığın artık kurtulduğunu sandığı, çocuk kurbanıyla ilgili anıların ve ritüellerin gizlice devam ettiği bir dünyaya uyanmak; Moloch’un, Dehhak’ın, ‘cahiliye devri’ne atfedilen kız çocuğunu kurban etme hikayelerinin çok uzak geçmişte kalmamış olduğunu anlamak ağır bir şok etkisi yaratıyor ister istemez.
Deprem bölgesinden kaçırılan çocuklarla ilgili haberler, adada Türk kızlarının da tecavüze uğradığına ilişkin söylentiler ve çığlık atan çocukların arasında bir sesin ‘anneciğim’ diye bağırdığını duyan kulaklar sayesinde hemen yanı başımızda belirdiği anlaşılan canavar-Hydra’nın bedenlenmiş hali olan Epstein figürünün bugünkü dünyanın etrafında döndüğü yegane eksen olduğu artık açığa çıkmış durumda. Çocuk tecavüzcüsü olarak faş olan isimler arasında insanlığın kaderine yön veren devlet adamları, bürokratlar, finans kapitalin asları, prensler, diplomatlar, diktatörler, tüccarlar, dünya güvenlik mimarisinin kolonları, mafya liderleri, medya patronları ne ararsanız var.
Bu tuzu kuru adamlar ve iş birlikçisi olan kadınlar topluluğu işinde gücünde, sıradan insanlara bir dizi yasa, kural, kaide koyarken kendileri için bunların hiçbir hükmünün olmadığı bir sınıf kardeşliği evrenini denizin ortasında kurdular. Kural ve kaideye, yasaya ve belli bir idrak kalıbına bağlı dünya yoksulları anlam veremedikleri, bir istisna hali gibi görünen adanın varoluşuna, zaman içinde yapılanmış akla yatkın açıklama getiremedikleri ölçüde ezoterik yorumlar, Yahudi mistisizmi, satanizm, Rotchild sülalesi efsanesinden neşet eden korkunç kurgular zihne hücum ediyor ve Epstein adlı korkunç sfenks dehşet salarak büyüdükçe büyüyor.
Çocukların göbek kordonundan veya hipofiz bezinden çekilip alınan enzimi kendilerine gençlik aşısı olarak enjekte ettiren ‘ünlü’lerin adrenokromlu suratlarında görülen yansımadan zenginlerin ölümsüzlük arayışı ile sömürgeleştirme pratiği arasındaki illiyet Hydra’nın bedeninde buluşamıyor.
Kucağına aldığı kız çocuklarıyla fotoğrafları yayımlanan Trump’ın tam da ‘Amerika’yı yeniden büyük yapalım’ dediği sıralarda patlayan lağımın, onun malum uzvuyla sağa sola fırlatmaya hazır füzeleri arasında dolayımsız bir ilişki var. Onun da müdavimi olduğu adada kurulan yüzük kardeşliği, dünya pazarlarından alenen satın alınabilen ‘şey’lerle kişisel tatmin sınırları zorlananları ve artık bu sınırları küçük çocuk bedenlerinde aşındırmanın hazzında ortaklaşanları içermiyor sadece.
Bu güruh Gazze halkına soykırım yapılırken sanki Fransız Riverası’ndaki kumar masasındaymış gibi kazanma zevki yaşayanların, ABD İran’ı kuşatırken müstakbel petrol gelirinin önünde secde edenlerin, biraz daha geçmişe gidersek Yugoslavya parçalanırken Bosnalı kadınlara tecavüz eden sıradan Sırp askerlerinin arkasından NATO bayrakları sallayarak tezahürat yapanların, IŞİD pazarında birer köle gibi kafesler içinde satışa çıkarılan kadınların arkasında duran güç kadrosunun tıpatıp aynısı. Venezuela Devlet Başkanını yatağından kaçıran Trump’ın komutasındaki Delta Force ekibinin hamlesiyle Epstein adasındaki korkunç cüreti birbirine bağlayan bir bağ kurulamadığı sürece zihnin fanteziler üretmesi normaldir. Mali sermayenin doğasındaki saldırgan siyaset ile ve ahlakı arasındaki ilişki hiç bu kadar açık olmamıştı halbuki.
Reşit olmayan kız çocuklarının, daha da küçük çocukların bedenlerine musallat olmayı mümkün kılan şart, sömürgeleştirmeyi daha önce norm ve yasaya, şişkin borç senetlerine, yapısal reform dayatmalarına, yalan dolana bağlama gereğini duyan hukuki prosedürün artık hükümsüz kalmasıdır. Üzerinde hegemonya kurulamamış bakir alanların, ticaret yollarının ve daha önemlisi dünya halklarına bir mazeretle sunulan işgal ve saldırıların makul bir gerekçeyle sunulmasına ihtiyaç duyulmadığı bir barbarlık çağında dünya. Trump petrol, ülke, maden, altın, hegemonya, nüfuz istiyorum diye bas bas bağırırken adanın müdavimleri de uyuşturucu, pedofili ve yamyamlıkla esriyorlar.
Dünya emekçilerinin emeğine el koyanlar, bir yandan şantaj ve ödüllerle önlerinde diz çöktürdükleri ülkelerin sokaklarından topladıkları taze bedenlere aynı hakimiyet duygusuyla çöküyorlar. Bu güruhun zihninde coğrafyaların yeniden sömürgeleştirilme pratiğiyle bedensel boşalma işlevi ve hazdan esrime sıradan halkın anlayışını zorlayacak biçimde birleşmiştir.
Sonuç olarak Epstein adası, sadece, faş olan listede isimleri olan bir kısım ‘uluslararası’ burjuvanın suç işlediği bir sapkınlık coğrafyası değildir. O sessizleştirilmiş, susturulmuş, güçsüzleştirilmiş dünya emekçilerinin güncel halini, her türlü pisliğin icrası için güvence ve güvenlik koşulu olarak gören emperyalist kazananların kirli bedenlerini yeniden ürettikleri şarj durağıdır.
https://www.evrensel.net/yazi/98623/epstein-adasi-canavarin-sarj-duragi