Tutuklu Hüseyin Özen cezaevinde 50 kiloya düştü
Kuyu tipi cezaevlerindeki tecrit koşullarına karşı açlık grevinde olan siyasi tutuklu Hüseyin Özen’in sağlık durumu her geçen gün daha da ağırlaşıyor.
Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevinde tutulan HÜseyin Özen, 173 gündür sürdürdüğü açlık grevi nedeniyle yaklaşık 50 kiloya düştü. Eklem ağrıları artan, vücudunda ödem oluşmaya başlayan Özen’in kız kardeşi Telman Özen Boran, “Kardeşim yavaş yavaş ölüme sürükleniyor” dedi.
Kuyu tipi hapishanelerde uygulanan ağır tecrit koşullarına karşı Türkiye’nin birçok cezaevinde başlayan protestolar sürerken, Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevinde tutulan Hüseyin Özen’in açlık grevi 173. gününe girdi. 36 yıl hapis cezası bulunan ve 28 yıldır cezaevinde olan siyasi mahpus Özen’in sağlık durumunun kritik aşamaya geldiği bildiriliyor.
Kuyu tipi cezaevlerindeki tecrit koşullarına karşı açlık grevinde olan siyasi tutuklu Hüseyin Özen’in sağlık durumu her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Özen’in kız kardeşi Telman Özen Boran, kardeşinin artık hayati risk altında olduğunu belirterek, “Kilosu 50 kiloya kadar düştü. Eklem ağrıları dayanılmaz hale geldi, vücudunda ödem oluşmaya başladı. Buna rağmen talepleri karşılanmadığı için açlık grevini sürdürmek zorunda bırakılıyor” dedi.
‘Hücreler yaşanmaz halde’
56 yaşında olan Hüseyin Özen, 36 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yaklaşık 28 yıldır cezaevinde bulunan Özen, şu anda Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevinde üç kişilik bir hücrede tutuluyor. Ancak üç kişilik olarak tanımlanan hücrede; üç yatak, üç elbise dolabı, masa, sandalyeler, mutfak bölümü ve lavabo bulunması nedeniyle hareket edilebilecek alanın neredeyse kalmadığı belirtiliyor.
Telman Özen Boran, “Bu hücreler insan yaşamına uygun değil. Adı üç kişilik ama fiilen nefes alacak alan yok. Sürekli daracık bir alanda yaşamak zorunda bırakılıyorlar” diye konuştu.
Hava ve ışık yok
Hücrelerde yalnızca küçük bir pencere bulunduğunu aktaran Boran, pencerenin dışının sık demir mazgallarla kaplı olduğunu belirterek, “Demirler o kadar sık ki bir kalem bile geçmez. Ne güneş giriyor ne hava. Hücreler sürekli loş ve havasız” dedi.
Ayrıca hücre kapılarında megafon bulunduğunu ifade eden Boran, “Gardiyanlarla bile yüz yüze temas yok. Konuşmalar megafon aracılığıyla yapılıyor. Kardeşim aylarca bir insan yüzü görmeden yaşıyor. Gardiyanı bile görmüyorlar” dedi.
7/24 kamera, mahremiyet yok
Kuyu tipi cezaevlerinde 7 gün 24 saat kamera ile izleme yapıldığını belirten Boran, mahremiyetin tamamen ortadan kaldırıldığını vurguladı. Boran, “Üstünü değiştirirken kamerayı kapattığında disiplin cezası veriliyor. İnsan olmanın en temel hakkı bile ceza konusu” diye konuştu.
Havalandırma bir cezaya dönüşüyor
Tutukluların günde yalnızca bir saat havalandırmaya çıkarıldığını aktaran Boran, bu sürenin de fiilen bir cezaya dönüştüğünü söyledi. “Havalandırmaya çıktıklarında kapılar kilitleniyor. Bir saat boyunca çıkmak isteseler de çıkamıyorlar. Kışın yağmur, kar, rüzgar altında; yazın ise kavurucu sıcağın altında beklemek zorundalar” dedi.
Cezaevinde hasta tutsakların da bulunduğunu belirten Boran, “Lavaboya gitme ihtiyaçları bile çoğu zaman karşılanmıyor. Bu nedenle havalandırmaya çıkmamayı tercih edenler oluyor. Çıkmadıklarında ise ceza veriliyor” diye konuştu.
Talepler insani
Hüseyin Özen’in açlık grevinin temel talebinin insani yaşam koşulları olduğunu vurgulayan Boran, “Kardeşim ve diğer tutsaklar, kuyu tipi olmayan, tecridin uygulanmadığı, arkadaşlarıyla birlikte kalabilecekleri ve ailelerine yakın bir cezaevine sevk edilmek istiyor. Talepler çok net ve insani” dedi.
Yetkililere çağrıda bulunan Boran, “Bir insanın ölmesini mi bekliyorsunuz? Kardeşim 173 gündür açlık grevinde. Talepleri net ve basit. Artık duyun” diye konuştu.
https://www.evrensel.net/haber/5969047/tutuklu-huseyin-ozen-cezaevinde-50-kiloya-dustu