“Demokratik Toplum” Bir Toplum Modeli
Olabilir mi?
Elias Nin
Bu sorunun cevabını doğru verebilmek için evvela “Toplum Modeli Nedir?” sorusunu cevaplamak gerekir. Toplum modeli, iktisadi yapı, üretim ve mülkiyet ilişkileri, bütün bunların sınıfsal karakteri gibi unsurların bütününü kapsar. Tarifi de bunlar üzerinden yapılır.
Mesela köleci, feodal, kapitalist, sosyalist toplum modelleri, önermeleri tarif edilirken, isimlendirilirken bu gerçeklikten hareket edilmiştir.
Demokrasi ve demokratik olmak ise bir toplum biçimi değil, bir yönetim, ilişki biçimidir. Toplum ya da topluluk içi ilişkileri, topluluğun, bireylerin devletle olan ilişkilerini ifade eder bir tür hukuktur.
Demokrasi bir üretim tarzı, iktisat modeli olmadığından, “Demokratik toplum” da tek başına bir toplum formasyonu değildir.
En genel anlamıyla demokrasi olarak bir yönetim biçimidir. Siyasal katılım: Temsil hakkı, eşit yurttaşlık, çoğulculuk, katılımcılık gibi prensipleri içerir. Siyasi bir kavramdır, siyasal rejim biçimidir.
Öcalan aracılığıyla Kürtlere yutturulmaya çalışılan “Demokratik Toplum” önermesi, bir toplum ya da uygarlık modeli değil, mevcut devletin yeniden yapılandırılması, ötekileştirerek düşmanlaştırdıklarını kendi bünyesine katması operasyonudur.
Kabaca verilen mesaj şudur: Türk, Kürt, Alevi, Ermeni, Rum, Süryani, Laz, işçi, patron benzeri ayrımları bir kenara bırakarak hep birlikte Türkiye olunmalıdır.
Bunun için önerilen çözüm de bütün aidiyetlerin TC’nin eşit yurttaşları olarak kabul edilmesidir.
İyi de bu önerilen eşyanın tabiatına aykırıdır. Şöyle ki; eşit yurttaşlık tam bir burjuva safsatadır zira emek ve kadın sömürüsünün olduğu, insanların eşit imkana sahip olmadığı, Türk’ün olduğu gibi, Kürt’ün de kendi devletini kurma hakkının olmadığı, konuşulan dillerin eğitim dili olmadığı, İslam’ın devletin resmi dini olarak kabul edildiği koşullarda eşit yurttaşlık sadece bir aldatmacadır.
Burjuva hukukunda eşit yurttaşlık, aynı ulusun mensuplarının yasalar karşısında eşitliği demektir ama bu da kısmen mümkün olmaktadır, büyük ölçüde aldatmacadır.
Elon Musk da Harlem'de yaşayan işçi ya da işsiz de ABD vatandaşıdır, bunların eşit yurttaş oldukları iddia edilebilir mi?
Cem Boyner de Erdoğan iftar sofrasına misafir olduğu gecekonduda oturan insanlar da Türk vatandaşıdırlar, bunların eşit yurttaşlar oldukları iddia edilebilir mi?
Kapitalist toplumda yurttaşlar eşit olmaz, kişi ne kadar şeye sahip ise o kadar hak sahibidir.
Bir başka husus ise şudur: Safsata da olsa eşit yurttaşlık, aynı ülkenin vatandaşları tarafından talep edilebilir ya da aynı ülkenin vatandaşlarına vaat edilebilir.
Mesela İstanbul’daki Kürtler eşit yurttaşlık talep edebilirler ama Kürdistan’daki Kürt eşit yurttaşlık talep edemez zira Kürdistan Türkiye değildir, dolayısıyla da oradaki Kürt de sömürgeci devletin eşit yurttaşı olmayı talep edemez. Bunu talep etmek, Kürdistan’ın ayrı bir ülke, TC’nin orada işgalci bir devlet olduğu gerçeğinden vazgeçmek, işgali meşrulaştırmak demektir.
Öcalan üzerinden dillendirilen “Demokratik Cumhuriyet, Demokratik Toplum” benzeri önermelerin maksadı, 100 yıl boyunca zor yoluyla Türk cumhuriyetine entegre (asimile) edilemeyen Kürtleri sisteme eklemlemek, ulus olması bakımından Türklüğün tepesinde bir tehdit olarak duran Kürtlüğü tehdit olmaktan çıkarmak, en nihayetinde de sömürgeciliği meşrulaştırmaktır.
“Demokratik Toplum” önermesi, Kürtlüğün ebediyen tasfiyesidir, son 100 yılın en büyük tuzağıdır, bunun koşulsuz reddedilmesi ve teşhir edilmesi şarttır.
https://www.instagram.com/p/DVQon4eCPL7/?igsh=ajQ5MXlreHo3bnox