Nagorno-Karabakh’ın Şuşi şehrinde doğan Alexander Atabekian, Ermeni halkı arasında anarşist-komünist fikirleri en etkili şekilde yayan doktor, yayıncı ve devrimci bir entelektüeldi.
Tıp eğitimi için Cenevre’ye gittiğinde önce Sosyal Demokrat Hınçak Partisi’nde çalıştı (daktilo/sekreter olarak), Osmanlı ve Kafkasya’daki Ermeni direnişini dünyaya duyuruyordu. 1890’da Pyotr Kropotkin’in eserlerini okuyunca partiden ayrıldı ve onun öğrencisi oldu.
Cenevre’de Anarşist Kütüphane kurdu. Bakunin, Kropotkin, Malatesta gibi düşünürlerin eserlerini Ermenice, Rusça ve Türkçe yayınladı. Ermeni köylülere hitaben “Ermeni Köylülerine”, “Uluslararası Anarşist Örgüt’ten Ermeni Devrimcilere Mektup” gibi açık mektuplar yazdı. 1891-92 Rusya kıtlığında anarşist metinleri gizlice ülkeye soktu. Ermenice ilk anarşist gazete/dergi “Hamaink” (Topluluk/Cemaat)’i çıkardı. Bu yayın kısa sürede popüler oldu ve Türkiye’deki Ermenilere bile ulaştı.
1896’da anarşist faaliyetleri nedeniyle Rusya’ya dönemeyince Bulgaristan’a geçti. Diyarbakır Hamidiye katliamlarından kaçan Ermeni mültecilere doktor olarak yardım etti. Sonra İzmir’e (Smyrna) gitti, orada da anarşist fikirleri yerel Ermeni topluluğuna yaydı. 1915’te Kars’a yerleşti. Askeri hastanede başhekim olarak görev yaptı, soykırımdan sağ çıkabilenleri ve yaralıları tedavi etti. Batı Ermenistan şehirlerini dolaşırken katliamların sonuçlarını bizzat gördü.
1917 Devrimi sırasında Moskova’ya geçti. Kropotkin’e açık mektuplar yazdı, Rus İmparatorluk Ordusu’nun Ermeni ve Kürt halkına yönelik saldırılarını kınadı. Otoriter ordulara karşı halkları özyönetim ve bağımsız anti-otoriter yapılar kurmaya çağırdı (Makhno’nun pratiğine benzer bir vizyon). Son yıllarında Kropotkin’in yanında sıkça bulundu, sağlık sorunlarında ona doktorluk yaptı ve 1921’deki cenazesini organize etti. Ölümü hâlâ tam bilinmiyor: Bir kesim kronik hastalıktan öldüğünü söylerken, diğer kaynaklar Stalin’in Büyük Temizlik döneminde Gulag’larda hayatını kaybettiğini belirtiyor.