Grup mücadeleleri sona erdi ve Son 32 aşamasına geçtik. Bu aşamadan önce bazı notlarım;
🌍 On Afrika ülkesinden dokuzu bir üst tura çıkmayı başardı. Asya'dan gelen dokuz karmadan yalnızca Japonya ve Avustralya Son 32'yi görebildi. İran, ABD'de konaklamasının yasaklanması ve saçma sapan maç yönetimlerine rağmen Cezayir ile Avusturya arasında arasındaki karşılaşmanın son anına kadar iddiasını sürdürdü.
💡 Bu ruhsuzlukla Euro 2020 bağıra çağıra geliyordu. En iyi üçüncülerin bir üst tura yükseldiği turnuvada en iyi dördüncü oldu bu karma. Tersten dark horse olan takım, yine de ABD'yi yenmeyi başardı. Bir dahaki katılıma kadar son gol Kaan Ayhan'a ait olacak.
⚽️ Gol krallığı yarışının böylesine kızıştığı bir Dünya Kupası izlememiştim daha önce. Messi, Mbabpé ve Kane gibi yıldızlar bize hem görsel hem de istatistik anlamında şölen yaşatıyor.
🐱 Turnuvanın sürprizi İspanya, Uruguay ve Suudi Arabistan'ın olduğu gruptan Yeşil Burun Adaları'nın üç beraberlikle ikinci olarak çıkışı oldu. Onlar adına sevinirken Muslera adına üzüldüm. Önceki sezon takımını Arjantin'de şampiyon yapmış Galatasaray efsanesini böyle görmek acı verici.
Son 32 aşaması bu sabaha karşı oynanan maçlarla tamamlandı. Bence bu aşamanın anahtar kelimesi haramball yani kapanma oyunu oldu. Kapanma oyunu veya Fatih Terim’in deyimiyle antifutbol, bol yanal ve geri pasa, bulunan golden sonra oyunu soğutmaya ve her zaman olmasa da çoğunlukla güçlü bir kaleciye dayanır. Bunu aşmak için maç boyu pres, kontra atak, duran top organizasyonu, pivot santrafor ve onu besleyecek ofansif orta saha gerekiyor. Almanya ve Hollanda, rakiplerinin kapanma oyunuyla penaltılar sonucu elendi. Bu iki takımda kapanma oyununa karşı bir taktik yoktu.
Avrupa’daki eleme sistemi nedeniyle rekabet öldü. Fransa, Almanya, Hollanda, İspanya gibi seribaşı takımlar güçsüz rakipleriyle oynayarak buraya geliyor. Uluslar Ligi’nden play-off kontenjanı da işin rengini biraz kaçırdı. İsveç, grup aşamasında hiç oynamadan iki maçla Dünya Kupası’na gidebildi. Uluslar Ligi’nin bir diğer kötü yanı sezonda hiç boşluk olmaması. Bu da futbolcuların daha erken yorulmasına ve daha çok sakatlanmasına neden oluyor.
Dokuz Afrika ülkesinden yalnızca Mısır ve Fas kaldı. Afrika ülkeleri savunma ağırlıklı oynuyor ancak atağı biraz arttırdıkları karma bir oyunla 75’inci dakika sonrasını getiremiyorlar. İngiltere, Norveç ve Belçika böyle kazanmasını bildi. Brezilya da aynı şekilde Japonya engelini aştı.
Yeşil Burun Adaları’nın Arjantin’e karşı 120 dakikalık mücadelesi, bu turun heyecanlandıran enstantanesi oldu. İki güçlü Avrupa ülkesi penaltılarla elendikten sonra Mısır ile Avustralya arasındaki maça kadar uzatma veya seri penaltılar olmadı. Elbette ülkeler önlemini alıyor ama FIFA’nın da bir planı olduğu açık.
Biraz da Son 16 için tahminlerimi paylaşayım. Fas, Kanada karşısında ağır favori. Paraguay, tehlikeli oynuyor ama Fransa zorlanmadan alabilir maçı. İspanya, Avusturya maçından sonra daha kendini bulmuş oynayacaktır. Portekiz’i geçeceklerini düşünüyorum. Norveç, baskın oyunuyla Brezilya’yı elerse şaşırmam. İngiltere-Meksika maçı, benzer oyun stilleriyle keyifli bir maç olacağını izlenimini veriyor. Mısır, Arjantin karşısında direnemez. Kolombiya, daha savunma ağırlıklı bir takım fakat İsviçre’nin savunmayı aşacağını düşünüyorum.