Günümüz sinirbiliminin bize gösterdiği gibi, hiçbir zaman şimdiki anla bağlantılı değiliz; zira sinirsel bilgi işleme süreci zaman alır. Sinyallerin duyu organlarınızdan vücudunuzdaki çok sayıda sinir yolunu izleyerek beyninize ulaşması zaman alır; işlenip nesnelere, manzaralara ve karmaşık durumlara dönüştürülmesi de zaman alır. Dolayısıyla, tam anlamıyla söylemek gerekirse, şimdiki an olarak deneyimlediğiniz şey aslında geçmişte kalmıştır.
Thomas Metzinger
Cemil Meriç Kürt siyasallaşması için şöyle demiş, ben de yeni öğrendim. Bunların aydını, en aşmışı da bu kadar oluyor.
“…Kürtçülüğü tasvip etmediğimi daha önce söylemiştim. Ortada bir dil yok. Bir devlet geleneği yok. Edebiyat yok. Neye göre devlet kuracaklar ki? Vakıflar Yurdu’ndaki etnolojik-bölücü faaliyetlerden ben de üzüldüm. Biz bu adamları devlet memuru, bakan, profesör, asker yapıyoruz, hiçbir zaman ayrı görmüyoruz. Niye böyle yapıyorlar anlamak güç evladım, güç… Ben bir ilim adamıyım. 1967-1968’lerde sosyolojide hoca iken hadiselerin en kızıştığı bir devrede solcu talebelerimin yüzüne karşı hakikati haykırabiliyordum ve çıt çıkmıyordu sınıftan. Ben hakikatin arayıcısıyım çünkü. Eskiden batıda ilim dili Latince idi, bizde Arapça. İsteyen bu dilleri öğrenir ve ilimden faydalanırdı. Alim de kitabını bu dillerde yazdığı için ilmin yayılması o kadar kolay oluyordu. Şimdi ise muhakkak başka başka ilim dillerini öğrenmek mecburiyeti var. Bir insan ömrü ancak iki dili öğrenmeye yeter. Her gün hemen hemen her dilde birçok ilmi neşriyat, keşifler, buluşlar çıkıyor ve biz bunlardan mahrumuz, ilim yayılmalı. İlim dili olarak bir dil kabul edilse çok sevdiğim Türkçeden vazgeçer, o dilde okur-yazarım ki, ben Türkçe’de üslup sahibiyim. Ömrümü Türkçe’nin inceliğine hasretmişim. Buna rağmen bırakabilirim. Hal böyleyken Kürtçülere ne oluyor?” (Cemil Meriç ile Sohbetler, Halil Açıkgöz, Doğu Kütüphanesi y. s. 27-28)
Mecidiyeköy’de 1 Mayıs Yürüyüşü
Polisin sabah saatlerinden itibaren başlattığı yoğun engelleme ve abluka girişimlerine rağmen Mecidiyeköy’de toplanan kitle, engelleri aşarak Taksim Meydanı’na doğru yürüyüş gerçekleştirdi. Polis saldırılarıyla, çoğu işkenceyle 200'den fazla eylemci polis tarafından gözaltına alındı. #taksi̇m #1mayıs
Adana'nın Sarıçam ilçesinde üzerine profil düşen işçi Mahmut Turan yaşamını yitirdi https://www.evrensel.net/haber/5982195/adanada-1-mayista-is-cinayeti-uzerine-profil-dusen-isci-oldu
1 Mayıs 2026'nın simge fotoğrafı!
1 Mayıs İşçi Bayramı, bu yıl da polis barikatlarının ve yasaklamaların gölgesinde geçiyor. İstanbul’da, Taksim Meydanı’na çıkmaya çalışan bir gence yapılan polis müdahalesinde çekilen fotoğraf, 1 Mayıs 2026’nın simgesi haline geldi. Polis tarafından yere yatırılarak boğazı sıkılan gencin sıkılı yumruğu hiç çözülmedi.
https://halktv.com.tr/gundem/iste-1-mayis-2026nin-simge-fotografi-1026413h
1 Mayıs’ta Taksim’e yürümek isteyenlere polis müdahalesi: Gözaltı sayısı 350’ye yükseldi
İstanbul'da 1 Mayıs gösterileri sırasında Taksim Meydanı’na yürümeye çalışan göstericiler polis tarafından gözaltına alındı.
İstanbul'da Taksim Meydanı’na yürümek isteyen gruplara Beşiktaş ve Mecidiyeköy başta olmak üzere birçok noktada polis müdahale etti. ÇHD İstanbul Şubesi, kentte gözaltı sayısının 350’ye yükseldiğini açıkladı.
Ankara’daki 1 Mayıs mitinginde Öğrenci Sendikası üyeleri, refüjü aşması gereken tekerlekli sandalyeli arkadaşlarına yardımcı olurken alanda “Asla yalnız yürümeyeceksin!” sloganları atıldı! #1mayıs
https://www.instagram.com/reel/DXy3YFgtkwL/