Ben Elazığ’da tabur komutanlığı yapıyordum.
1938 Dersim isyanının sebep olduğu facia hadisesi neticelenmek üzere idi. Bizi de Dersim isyanını önlemeye ve bastırmaya memur ettiler.
İsyan dedikleri şey de bazı dağ köylerinin o yıl vergi vermeme meselesi idi. Aslında hadise basitti. Fakat onu büyüttüler ve umumileştirdiler.
Bize verilen emir, ‘Dersim ahalisini külliyen (tamamı) imha’ emriydi. Canlı tek bir insan bırakılmayacak, genç, ihtiyar, suçlu, suçsuz, çoluk çocuk, kadın erkek, ne varsa hepsini imha edilecekti.
Hatta bitkiler ve hayvanlar dâhildi, ‘Hayvan bitkiyi yer, insan da hayvanı yer’ şeklinde idi.
O tarz muamele ve emir nasıl bir uygulama şekli idi bilemiyorum.”
— Emekli Albay Hulusi Yahyagil (Dönemin Tabur Komutanı)
https://www.instagram.com/p/DX0o2KPDq77/
Belki de en güzel fikir, özgürlük ile determinizmin barış içinde bir arada var olabileceğidir: Eğer beyinlerimiz doğru bir şekilde nedensel olarak belirlenmişse, eğer bizi ahlaki kaygılara ve rasyonel argümanlara karşı duyarlı hale getiriyorsa, o zaman tam da bu gerçek bizi özgür kılar. Determinizm ve özgür irade birbiriyle uyumludur.
Thomas Metzinger
Dini inanç, hayatınıza daha derin bir anlam katma ve onu olumlu bir meta-bağlam içine yerleştirme çabasıdır; nihayetinde kendini evinde hissetmeye yönelik, son derece insani bir çabadır. Bu, hedonik koşu bandını alt etmenin bir stratejisidir. Bireysel düzeyde, istikrarlı bir duruma ulaşmanın en başarılı yollarından biri gibi görünmektedir; bugüne kadar keşfedilmiş herhangi bir uyuşturucu kadar iyi, hatta onlardan daha iyidir. Şimdi ise bilim tüm bunları bizden alıp götürüyor gibi görünüyor. Ortaya çıkan bu boşluk, seküler toplumlarda bile dini köktenciliğin şu anda yükselişinin bir nedeni olabilir. Evet,
Thomas Metzinger
Daha önce de belirtildiği gibi, Ego, şu anda PSM’nizin [Fenomenal Benlik Modeli] içeriğinden ibarettir (bedensel duyumlarınız, duygusal durumunuz, algılarınız, anılarınız, irade eylemleriniz, düşünceleriniz). Ancak, tüm bunların sadece beyninizdeki bir simülasyonun içeriği olduğunu fark edemediğiniz için Ego haline gelebilir. Bu, gerçekliğin kendisi değil, gerçekliğin bir görüntüsüdür – ve gerçekten de çok özel bir görüntüdür. Ego şeffaf bir zihinsel imgedir: Siz - fiziksel kişi olarak bir bütün - onun içinden bakarsınız. Onu görmezsiniz. Onunla görürsünüz. Ego, davranışınızı kontrol etmek ve planlamak ve başkalarının davranışlarını anlamak için bir araçtır.
Thomas Metzinger
Daha önce de belirtildiği gibi, Ego, şu anda PSM’nizin [Fenomenal Benlik Modeli] içeriğinden ibarettir (bedensel duyumlarınız, duygusal durumunuz, algılarınız, anılarınız, irade eylemleriniz, düşünceleriniz). Ancak, tüm bunların sadece beyninizdeki bir simülasyonun içeriği olduğunu fark edemediğiniz için Ego haline gelebilir. Bu, gerçekliğin kendisi değil, gerçekliğin bir görüntüsüdür – ve gerçekten de çok özel bir görüntüdür. Ego şeffaf bir zihinsel imgedir: Siz - fiziksel kişi olarak bir bütün - onun içinden bakarsınız. Onu görmezsiniz. Onunla görürsünüz. Ego, davranışınızı kontrol etmek ve planlamak ve başkalarının davranışlarını anlamak için bir araçtır.
Thomas Metzinger
Günümüz sinirbiliminin bize gösterdiği gibi, hiçbir zaman şimdiki anla bağlantılı değiliz; zira sinirsel bilgi işleme süreci zaman alır. Sinyallerin duyu organlarınızdan vücudunuzdaki çok sayıda sinir yolunu izleyerek beyninize ulaşması zaman alır; işlenip nesnelere, manzaralara ve karmaşık durumlara dönüştürülmesi de zaman alır. Dolayısıyla, tam anlamıyla söylemek gerekirse, şimdiki an olarak deneyimlediğiniz şey aslında geçmişte kalmıştır.
Thomas Metzinger
Cemil Meriç Kürt siyasallaşması için şöyle demiş, ben de yeni öğrendim. Bunların aydını, en aşmışı da bu kadar oluyor.
“…Kürtçülüğü tasvip etmediğimi daha önce söylemiştim. Ortada bir dil yok. Bir devlet geleneği yok. Edebiyat yok. Neye göre devlet kuracaklar ki? Vakıflar Yurdu’ndaki etnolojik-bölücü faaliyetlerden ben de üzüldüm. Biz bu adamları devlet memuru, bakan, profesör, asker yapıyoruz, hiçbir zaman ayrı görmüyoruz. Niye böyle yapıyorlar anlamak güç evladım, güç… Ben bir ilim adamıyım. 1967-1968’lerde sosyolojide hoca iken hadiselerin en kızıştığı bir devrede solcu talebelerimin yüzüne karşı hakikati haykırabiliyordum ve çıt çıkmıyordu sınıftan. Ben hakikatin arayıcısıyım çünkü. Eskiden batıda ilim dili Latince idi, bizde Arapça. İsteyen bu dilleri öğrenir ve ilimden faydalanırdı. Alim de kitabını bu dillerde yazdığı için ilmin yayılması o kadar kolay oluyordu. Şimdi ise muhakkak başka başka ilim dillerini öğrenmek mecburiyeti var. Bir insan ömrü ancak iki dili öğrenmeye yeter. Her gün hemen hemen her dilde birçok ilmi neşriyat, keşifler, buluşlar çıkıyor ve biz bunlardan mahrumuz, ilim yayılmalı. İlim dili olarak bir dil kabul edilse çok sevdiğim Türkçeden vazgeçer, o dilde okur-yazarım ki, ben Türkçe’de üslup sahibiyim. Ömrümü Türkçe’nin inceliğine hasretmişim. Buna rağmen bırakabilirim. Hal böyleyken Kürtçülere ne oluyor?” (Cemil Meriç ile Sohbetler, Halil Açıkgöz, Doğu Kütüphanesi y. s. 27-28)
Mecidiyeköy’de 1 Mayıs Yürüyüşü
Polisin sabah saatlerinden itibaren başlattığı yoğun engelleme ve abluka girişimlerine rağmen Mecidiyeköy’de toplanan kitle, engelleri aşarak Taksim Meydanı’na doğru yürüyüş gerçekleştirdi. Polis saldırılarıyla, çoğu işkenceyle 200'den fazla eylemci polis tarafından gözaltına alındı. #taksi̇m #1mayıs
Adana'nın Sarıçam ilçesinde üzerine profil düşen işçi Mahmut Turan yaşamını yitirdi https://www.evrensel.net/haber/5982195/adanada-1-mayista-is-cinayeti-uzerine-profil-dusen-isci-oldu
1 Mayıs 2026'nın simge fotoğrafı!
1 Mayıs İşçi Bayramı, bu yıl da polis barikatlarının ve yasaklamaların gölgesinde geçiyor. İstanbul’da, Taksim Meydanı’na çıkmaya çalışan bir gence yapılan polis müdahalesinde çekilen fotoğraf, 1 Mayıs 2026’nın simgesi haline geldi. Polis tarafından yere yatırılarak boğazı sıkılan gencin sıkılı yumruğu hiç çözülmedi.
https://halktv.com.tr/gundem/iste-1-mayis-2026nin-simge-fotografi-1026413h
1 Mayıs’ta Taksim’e yürümek isteyenlere polis müdahalesi: Gözaltı sayısı 350’ye yükseldi
İstanbul'da 1 Mayıs gösterileri sırasında Taksim Meydanı’na yürümeye çalışan göstericiler polis tarafından gözaltına alındı.
İstanbul'da Taksim Meydanı’na yürümek isteyen gruplara Beşiktaş ve Mecidiyeköy başta olmak üzere birçok noktada polis müdahale etti. ÇHD İstanbul Şubesi, kentte gözaltı sayısının 350’ye yükseldiğini açıkladı.