LinkedIn'de bir iş ilanı gördüm. İlgimi çektiği için inceledim ve başvurdum. Şimdi maddeleri teker teker yorumlamak istiyorum:
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki maddeler arasında bir bütünlük yok. Bazısı fiilimsi ile bitmiş bazısı da mastarla.
Üniversitelerin ilgili bölümleri sanırım turizm veya konaklama oluyor. Aslında turizm denen sektör, o alanda olan eğitiminize bakmaz çok. Fakat formaliteden de olsa bu madde bulunur ilanlarda.
İyi derece İngilizce muğlak bir ifade. Operasyonu yürütecek kadar dil bilmesi yeterli. Kimse Shakespeare çevirmesini istemeyecektir.
Rezervasyon yerine satış demek daha doğru olurdu. Bu birimler çoğu otelde aynı çatı altındadır. Yapılan işin adı satış, ürün ise rezervasyondur. Benim ünvanım rezervasyon yetkilisi olmasına rağmen hiçbir zaman rezervasyoncu olduğumu söylemedim. Satışçıyım derim hep. Birinin şef olması için beş yıl beklemesine de gerek yok. Gençlere şans verilmeli.
Office programlarını herkes bilmeli. Opera ise özellikle zincir otellerdeki başat sistemdir. Bunu bilmeden bu işi yapamazsınız.
Rezervasyon görevlisi diye biri varsa en az iki kişi çalışacak demektir. Daha güzel olur.
Rezervasyonlardaki değişiklik ve iptallerin takibini yapmak işin bir parçası. Aşağıda tekrar edilmiş.
Stop sale, oteli satışa durdurma anlamına gelir. Bunu düşünecek kişi rezervasyon şefi midir? Bundan emin değilim.
Arrival, ertesi gün otele varacak misafirler demek. Cancellation adı üzerinde iptaldir. Bunun bir politikası var. No-show ise iptal etmemesine rağmen otele gelmeyen misafirlerin durumudur. Bunları rezervasyon görevlisi yapabilir.
İptal politikasından bu maddede bahsedilmiş. Buna hakim olmak elzemdir. Yanlış bir işlemde zarar edilen tutarı ödetebilirler.
Tekil misafirlerin taleplerine mail ve WhatsApp üzerinden yanıt vermek aslında satış personelinin görevi olabilir.
Gelir, revenue olarak adlandırılır. Bunu artırmak da görevlerden biri olacaksa bu kişi rezervasyon ve gelirler şefi olsun. Biraz abartmışlar.
İnsanlarla bir arada çalışıyorsanız ilişkileriniz güçlü olmalı zaten. İkna kabiliyeti de satışla ilgilidir.
Bu ünvandan ekip lideri olduğunu anlayamadım ama motivasyon verici bir rol de bekleniyor.
Yargıtay, Anayasa Mahkemesi'nin kararının hukuki değeri olmadığını söyleyerek anayasayı gözardı etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin fiilen sonu bugündür. Artık Tataristan gibi belli simge ve göreneklerden ibaret, hayalet bir devlet var. Gerçekten çok moral bozucu. İnandığım tüm değerler boşa çıkmış gibi hissediyorum.
Son zamanlarda ülkemizin dinamiklerine yönelik artarak devam eden saldırıların amacı ne olabilir? Bunu yapan kişiler sadece adı kalmış Türkiye'nin aslında bir başarısız devlet ya da özgün adıyla failed state olduğu fikrini hepimize dayatmak istiyor. Sevan Nişanyan'ın Yanlış Cumhuriyet adlı kitabı tamamen bu algı üzerine yazılmıştır. Halbuki Türkiye, birçok krize rağmen ayakta kalabilen son derece anti-kırılgan bir ülkedir. Bize ülkemizin hatalı bir biçimde kurulduğunu söyleyerek kurucu dinamiklerden öç alacaklar ki bu 2010'larda daha revaçta olan bir uğraştı.
Peki buna karşı ne yapabiliriz? Bu ülkede her şey dört dörtlük değil. Hatta şeylerin bir çoğu yolunda gitmez. Yıkıp baştan kurmak çözüm mü? Daha iyisini yapabileceğinizi düşünüyorsanız elbette ancak bu çağın insanında 1920'lerdekiler kadar olayları okuma becerisi göremiyorum. Fakat meselenin özüne dönersek, bir arada yaşama olanağımızı tam anlamıyla yitirdiysek başka çaremiz de yok. Eğri büğrü ama yine de doğru olan yolumuza bu şekilde devam edebiliriz.
Bu kışkırtmaların arkasında Suudi Arabistan'ın olabileceğini bir kenarda tutuyorum. Ancak Suudi Arabistan ne ki, istihbaratı Türkiye'de operasyon yapabilsin? Bu basbayağı iktidar destekli bir operasyondur ve dolayısıyla son derece yapmacıktır. Gerçi Türkiye, tarihinde hiç olmadığı kadar güçsüz çünkü ahmak ve ahlak yoksunu bir avuç insan tarafından yönetiliyor. Bunları ısrarla seçen halk hakkında ne söylenebilir? Halk homojen bir kitle olmadığı için savunmayı bıraktım. Bu seçimde toplum sözleşmesi de yırtılıp atılmıştır bir nevi.
İsrail'in Filistin'e yönelik operasyonu ülkemizde seküler yaşam tarzını baskılamak için kullanılıyor. Fakat ben İslamcılar gibi gerizekalı olmadığımdan bu ikisini birbirine karıştırmıyorum. İsrail'in 7 Ekim'deki terör saldırısını bahane belleyerek masum insanlara zulmetmesini onaylamam. Siz de ahlaksız ve salak olmaya devam edeceksiniz. Bu sizin lanetiniz!
Bu ülkeyi yönetenler hain ve vizyonsuz. Hainliği sadece vatan için düşünmeyin. Sürekli başkaları hakkında kötülük düşünüyorlar. Onların hayatını nasıl zindana çevirecekleri konusunda mesai harcıyorlar. Vizyonsuzlukları da düşük zekalı olmalarının yanında yaşayıp görmemelerinden ileri geliyor. Milyonları zimmete geçiriyorlar ama Chanel, Mercedes, Patek Philippe ve pudra şekeri dışında bir merakları yok.
Bu maçın sonucu veya oynanıp oynanmaması umrumda değil. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında eski adı Cumhurbaşkanlığı Kupası olan, şimdilerdeyse Süper Kupa olarak anılan bu karşılaşmanın Türkiye'de stat kalmamış gibi alakasız bir ülkeye verilmesi meseleydi.
Onlar da doğal olarak kendi dünya görüşleri ölçüsünde bizim aptallara yön vermeye çalıştı. Her şey bir yana, şunu söylemeden geçemeyeceğim; Tarihin hiçbir döneminde Türk olmak bu kadar aşağılanmamıştı. Moğol istilası, Çernobil faciası, atom bombası, apokalips veya uzaylı istilası... Hepsini bu heriflerin yönetimine tercih ederim.
Şimdi daha yüksek sesle söyleme vakti: EN BÜYÜK TÜRK ATATÜRK!
Yangını unutmuşum. Sanırım hatırlamak dahi istemediğim bir felaketti. Neyse ki psikolojimde açtığı yara dışında pek bir izi kalmadı.
2023 son kazığını attı. Yani, umarım bu son olur. Deprem, uyuz, kaybedilen seçim ve savaştan sonra dün gece uyandığımda gözlüğümün kırıldığını gördüm. Hemen şirketin yaptırmış olduğu özel sağlık sigortasıyla anlaşamalı hastaneden (maalesef Medipol) randevu aldım. Bu ay Hepsiburada'dan mavi ışık gözlüğü almıştım. Çerçeve olarak onu kullanmak kaydıyla camlar bin lira tuttu.
Son olarak gözlük olmadan nasıl gördüğüm hakkında ipucu verecek bir görsel ekliyorum.
🇸🇪 Mereyusblogg
Romersk medborgare från Miklagård.
På Mastodon sedan 23.X.2021
Bara postar oviktiga tankar.
Allmän egendom (PD). Inga begränsningar.
Jag tjänar ingen inkomst av det jag lägger upp här.
🇬🇧 Mereyü's blog
Roman citizen from İstanbul.
On Mastodon since 23.X.2021.
Just posting unimportant things.
Everything I publish is Public Domain (PD).
I don't earn any income here.
🇹🇷 Mereyü'nün blogu
Civis romanus sum.
23.X.2021'den beri Mastodon'da.
Önemsiz şeyler üzerine.
Paylaştığım her şey kamu malıdır (PD).
Buradan herhangi bir gelir elde etmemekteyim.