Bilim insanları, 5 farklı psikoaktif maddede ortak bir beyin “parmak izi” keşfetti https://www.sciencealert.com/scientists-found-a-common-brain-fingerprint-across-5-psychedelics #bilim
Dünyanın 7 Harikasından Birini Deniz Dibinden Çıkardılar
Ege Denizi'nin Dibinde 2 Bin Yıllık Bilgisayar Bulundu
Yasak Gezegen’ Atmosferindeki Tuhaflıkla Uzaya Dair Yeni Bir Gizemi Gündeme Taşıdı
James Webb verileri, küçük bir kırmızı cücenin çevresindeki dev gezegen TOI-5205 b’nin bugüne dek eşi görülmemiş bir atmosfere sahip olabileceğini gösterdi.
https://kayiprihtim.com/haber/toi-5205-b-benzeri-gorulmemis-atmosfer/
Karmaşık Canlıların Evrimine Dair Çok Erken Kanıtlar Bulundu
https://arkeofili.com/karmasik-canlilarin-evrimine-dair-cok-erken-kanitlar-bulundu/
Yeni teori: Büyük Patlama sandığımız kadar karmaşık olmayabilir
https://www.donanimhaber.com/yeni-teori-buyuk-patlama-sandigimiz-kadar-karmasik-olmayabilir--204050
Yalçın Küçük yaşamını yitirdi.
“Nasıl bilirdiniz?” diye
soracaklar şimdi.
Ben açık konuşayım:
İyi bilmezdim.
Bu isim, kendine “sol” diyen, “Marksistim” diyen, hatta “anti-emperyalist” süsü takan ama Kürt meselesi geldiğinde Kemalist devlet reflekslerini tereddütsüz savunan bir kalemin sahibiydi.
Eleştiri üretmek bir yana, resmi ideolojiyi farklı bir dil ile yeniden pazarlamaktan geri durmadı.
Abdullah Öcalan ile kurduğu ilişki, onun Kürt siyasal hareketi üzerinde oynadığı rolün en
somut kanıtıdır.
Kimi çevreler onu “akıl hocası” olarak över, ama gerçek şudur ki, Küçük’ün müdahalesi Kürtlerin tarihsel ve siyasal hedeflerini bulanıklaştırmış, Kuzey Kürtlerini devlet fikrinden uzaklaştıracak bir Kemalist söylemi onlara peşkeş çekmiştir.
Tarihsel olarak da durduğu yer açıktır: Kürtlerin kendi kaderini tayin etme hakkı ve devletleşme fikri karşısında amansız bir karşıtlık.
Teorik düzeyde “anti-emperyalizm” süsü verildiği zamanlarda bile, pratikte Kemalist ulus-devlet paradigmasının bekçisi rolünü üstlenmiştir. Kürt hareketinin önünü kesmek, ideolojik dayanak olarak Kemalizm’i kullanmak onun bilinçli tercihi olmuştur.
Benim için mesele sadece bir insanın ölümü değildir.
Mesele, geride bıraktığı mirastır: Kürtlerin haklarını inkar eden, devletçi refleksleri maskeleyen ve eleştirelliği sadece sözde
olan bir miras.
“Nasıl bilirdiniz?” diye soruyorsunuz ya -
Ben onu yazdıklarıyla, durduğu yerle ve Kürt meselesine yaklaşımıyla bilirim.
Geriye kalan methiyeler, hafıza ve vicdan eksikliğinin
göstergesidir.
Bir düşünür, ezilen bir halkın en temel hakları karşısında devletin yanında saf tutuyorsa, onun aydınlığı tartışmalıdır.
Cami avlusunda, hocanın deyimiyle:
“Nasıl bilirdiniz ey cemaat”
Gömün gitsin.
Mahmut Uzun
Tek sorumlu davranış biçimi şu olabilir:
Kendi bireysel varoluşumuzu bir ideolojiye dönüştürmekten kaçınmak ve özel yaşamımızı da en alçakgönüllü, en iddiasız ve en gürültüsüz biçimde sürdürmek — ama artık iyi yetişmiş olmanın bir gereği olarak değil, bu cehennemde hâlâ soluyabilecek havayı bulabiliyor olmanın utancından ötürü.
T. W. Adorno / Minima Moralia