Show newer

Bunu bir savaş olarak görmüyorum. Rusya, sivillere saldırıyor. Ukrayna, hiçbir yerden destek göremediği için Rusya'nın saldırılarına karşılık veremiyor. Bu Rusya'nın yeni bir işgal girişimidir. Irak'ın işgali gibi, Gürcistan'ın tarumar edilmesi gibi aşağılık bir olaydır. Onurlu duruş sahibi insanların bunun da karşısında durması gerekir. Ancak, bu dönemde ortaya çıkabilecek yalan haberlere dikkat etmek elzemdir. Kaynak, ne kadar güvenilir bir haber ajansı olursa olsun, verilen haberlere balıklama atlamamak faydalı olacaktır.

Berlin'deki Brandenburg Kapısı'na Ukrayna bayrağı yansıtılımış ama Ukrayna'ya yapılacak asıl yardım, Rusya denen haydut devletin saldırılarını engellemek olur. Şu an Batı, bunu yapmaktan çok uzak.

Наші серця з Україною. 🇺🇦

Yeşil kırmızı
Yeşil mor sarı
Kırmızı ve sarı
Pat

(Trakya'ya giden otobüsün camından tarlaları izlerken bayılmışımdır.)

Herhangi bir torpil ihtimali bulunmayan, geleceğini bu anlamda garanti altına alamamış insanlara "köksüz" diyordum. Buradaki kök, Aşık Mahzuni Şerif'in "Ankara'da dayın yoktur." dediği Mamudo'nun Ankara'da olmayan dayısıdır.
Köksüzler, kendi göbeklerini kendileri kesmek zorunda kalır. Adına yaşam denen çetin mücadelede tek başına ve savunmasızdırlar. Yarınlarının nasıl olacağı da belli değildir. Bu devirde birçoğumuz köksüzsüz aslında.

@laputan@mastodon.social geçmiş olsun. Kafanıza takılan bir şey olursa sorabilirsiniz. Elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım.

@nazlicanny nedenlerden biri buydu. Tahmin yürüttüm sadece. Geçmiş olsun. Umarım tez zamanda kurtulursunuz bu iletten.

@nazlicanny geçmiş olsun. Panik atağınızın nedeni geçmişteki mükemmeliyeçiliğiniz olabilir.

Altılı Akmina maden suyunun 200 mililitrelik olanından yok sanırım. Ben de bunu aldım.

@onat eşgal sözcüğünü internette arattım ve "işler" anlamının verildiğini gördüm. Ancak bunun için Türkçede meşgale kullanılır. Ş-k-l fiil kökünün ef'al babındaki çekimi eşkal olur gayet tabii.

Normalde bugün "Öğretmen oldum ben🙂🙂" diye bir şey yazıp paylaşacaktım ama son günlerde olan moral bozucu olaylardan dolayı bir şey yazmıyorum. Tüm bunların geçmesini bekliyorum şimdilik.

Ekonomi tıkırında
Ekonomi tıkırında
Kriz var kriz var
Bunalım var

Ekonomi tıkırında
Ekonomi tıkırında
İşsizlik pahalılık
Konjonktür enflasyon
Milletçe fedakarlık

Kriz bunalım derken
Bilançoya bir baktık
Bu yıl iki misli kâr
Hayret şu işe bak sen
Nerden geldi bu kârlar
Kime gitti bu kârlar

Takip ettiğim tek dergi olan İstanbul Bülteni'ni geçen ay hiçbir yerde bulamamıştım ama Şubat ayı sayısına ulaştım. Derginin sayfa sayısı doksandan seksen ikiye düşmüş. Bununla birlikte boyut olarak bir miktar küçülmüş ve kuşe kağıt yerine gazete kağıdına basılmaya başlanmış. Tüm bunlar bile birçok durum hakkında ipucu veriyor.

Bu haberi saatler önce almıştım ama uzun süre düşündükten sonra yazmaya karar verdim çünkü gerçekten kötü olan moralimi daha da bozan bir haber oldu.

Mersin'de atanamayan coğrafya öğretmeni İsmail Karahan, seyyar satıcılık yapıyormuş ve dün intihar etmiş. Özel okulda öğretmenlik yapan İnan Avşar intihar etmeden önce çektiği videoda "Eğitim bir ülkenin namusudur." demişti.

Mutsuzluk bir duygu veya durum değil, bir huy olmuş artık bende.

Bu ürünün tadı bana bir miktar sentetik geliyor. Plastik bir şeyler yiyormuş veya kanseri direkt içiyormuş hissine kapılıyorum.
Şeker ilavesiz olması güzel ama kullandığı üç çeşit tatlandırıcı var: aspartam, asesülfam potasyum ve sukraloz. Fenilalanin de içerdiğini göz önünde bulunduracak olursak "Şeker kullansaydı daha iyiydi." demek geliyor içimden. Koruyucu yok ancak renklendirici kullanılmış. En az yüzde on meyve içeriyor. Limon konsantresi kullanılmış.
Yani şeker içermiyor diye her ürüne yönelmemek gerekiyor. Beterin beteri var sonuçta.

Belli bir yıldan sonra doğan insanların kendine ait evleri, arabaları veya döviz, altın gibi sair birikimleri olmamaları üzüntü verici bir durum.

Ülkemizde bunun bir nedeni asgari ücretin standart ücrete evrilmesidir. Bunda krizin etkisini yadsıyamam ancak ahlaksız bir toplum olmamızın etkisi çok daha büyüktür. Asgari ücret, açlık sınırında olup temel gereksinimleri karşılamaya bile yetmezken birikim yapmak imkansız bir durumdur.

İkinci neden ise evrenseldir. Özellikle Z kuşağı, süresi belli olmayan, güvencesiz, düşük ücretli işlerde çalışmaktadır. Buna verilen isimse prekaryadır. İngilizce isitkrarsız veya güvenilmez anlamındaki precarious ile proleterya sözcüklerinin birleşimidir. Bu ne beyaz yaka-mavi yaka dikatomisinin üçüncü ayağı ne de herhangi bir cinsten ekonomik sınıftır. Bu yeni çağın insanlarının kimliğidir. Yani bundan sonra nesiller mülksüz, emeklilik hakkından yoksun ve yarı aç yarı tok bir şekilde yaşamak zorundadır.

@cantorien@mastodon.social Qoto'da karakter sınırı 65525'tir. Hesap taşıma ile buraya geçebilirsiniz.

Show older
Qoto Mastodon

QOTO: Question Others to Teach Ourselves
An inclusive, Academic Freedom, instance
All cultures welcome.
Hate speech and harassment strictly forbidden.