Kanser, beni en derinden üzen hastalık olabilir. Anneannem hariç akrabam olan tüm yaşlılar kanser nedeniyle vefat etmişti. Onların o hallerini görmek yüreğimi paramparça ederdi.
Dilek Özçelik de lenf kanseriydi ve dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın Edirne'de olduğu bir sırada ondan yardım istedi. Ancak ağaçlara bakmaktan ormanı göremeyen bakan eskisi para vererek sorunun çözüleceğini sandı.
Dilek'in bu tavra karşı sözleri "Sadece yanlış anlaşıldım. Ben dilenci değilim. İnsanlık konusunda bir kez daha hayal kırıklığına uğradım. Görüyorum ki çaresizliği hiç tatmamışsınız hayatınızda." oldu. İşte bu acı verici olayın üzerinden dokuz sene geçmiş. Dokuz senede neler oldu neler? Ben o çaresizliği bir miktar yaşadığımı düşünüyorum.
Dilek Özçelik, 14 Ocak 2018'de öldü. Kendisi başta olmak üzere, kanser hastalarına yapılan ayıp da boynumuza kaldı.
Kupayı kazananlar kadar finalde kaybeden kulüpler de önemli.
🔵 Bu kupayı müzesine götüremeyip en çok kaybeden ekip Atletico Madrid. 1974'te Bayern Münih'e, 2014 ve 2016'da Real Madrid'e yenilmişlerdi.
🔴 Finalde en çok kaybeden ekip ise Juventus. İtalyan takımı, çıktığı dokuz finalin yedisini kaybetti. 1973'te Ajax, 1983'te Hamburg, 1988'de Real Madrid, 1997'de Borussia Dortmund, 2003'te AC Milan, 2015'te Barcelona ve 2017'de Real Madrid mağlubiyetlerini yaşadı.
⚪ Bayern Münih'in kazandığı finaller, 2020'de kaybettiği finalleri geride bırakmıştı. Buna göre Bavyera ekibi, çıktığı altı finalden kupayla dönerken beş finalden boynu bükük ayrılmıştı. 1982'de Aston Villa, 1987'de Porto, 1999'da Manchester United, 2010'da İnter Milan ve 2012'de Chelsea'ye yenilmiştir.
⚫ Beş final kaybeden diğer kulüp Benfica. Guttmann laneti de denen bu kupa kazanamama durumu halen devam ediyor. 1963'te AC Milan, 1965'te İnter Milan, 1968'de Manchester United, 1988'de PSV Eindhoven ve 1990'da yine AC Milan, kupayı Benfica'nın elinden aldı.
🟢 AC Milan, yedi kez kupayı kazanırken dört kez kaybetmiştir. 1958'de Real Madrid, 1993'te Marsilya, 1995'te Ajax ve 2005'te Liverpool'a kaybettiler.
🟣 Real Madrid, Liverpool ve Barcelona üçer kere kaybeden kulüplerden. Reims ve Valencia, kazanmaksızın ikişer kez kaybettiler. Fransız kulübü, 1956 ve 1959'da Real Madrid'e boyun eğdi. Valencia ise 2000'de Real Madrid'e, ertesi sene de Bayern Münih'e yenilerek kupaya uzanamadı.
🟡 Çıktıkları tek finali kaybeden takımlar kronolojik sırayla şöyle: Florentina (1957), Eintracht Frankfurt (1960), Partizan (1966), Panathinaikos (1971), Leeds United (1975), Saint-Étienne (1976), Borussia Mönchengladbach (1977), Club Brugge (1978), Malmö FF (1979), AS Roma (1984), Sampdoria (1992), Bayer Leverkusen (2002), Monaco (2004), Arsenal (2006), Tottenham (2019), Paris Saint-Germain (2020) ve Manchester City (2021).
🟤 Feyenoord, Aston Villa, PSV Eindhoven ve Kızılyıldız, tek finallerinde kazandı. Çıktığı her iki finali de kazanan iki takım var: Nottingham Forest ve Porto.
La vita è bella veya Türkçe adıyla Hayat Güzeldir, adından dolayı uzun süredir sakındığım bir filmdi ancak izledikten sonra "İyi ki izlemişim." demekten kendimi alıkoyamadım.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya'nın durumu hakkında pek çok belgesel, film ve dizi çekildi ancak İtalya hakkında pek az yapım bulunuyor. Bu yönüyle de eser, takdire şayan.
Guido'nun pozitif enerjisi beni kendine hayran bıraktı resmen. Dora ile defalarca farklı biçimlerde karşılaşmaları çok hoş. Ben de, kimi zaman başıma gelen böylesi tesadüf olamayacak olayları kader olarak yorumluyorum. Guido'nun kaderi de Dora ile birleşiyor.
Guido'nun müfettiş kılığına girdiği sahne beni çok güldürdü. Dora ile eve girip oğullarıyla çıkmaları birçok mesajı içeriyordu. Mesela, bazen geriye dönüp baktığımızda yaşananlar göz açıp kapamak gibi gelir.
Guido'nun Giosuè'ye "Köpekler ve Yahudiler giremez" sözünü açıklaması bir yandan gülümsetirken bir yandan hüzünlendirdi. Filmin geri kalanında da Guido, oğluna her şeyin bir oyun olduğunu söyleyecektir. Toplama kampındaki o neşeli hali bana "kan içip kızılcık şerbeti içtim demek" deyimini çağrıştırdı.
Keşke sonu iyi bitseydi. Guido, İsa misali kendini feda ederken Dora ile Giosuè kurtuldu. Biz de buna pozitif bakalım ve "Bu da bir şeydir." diyelim.
Şampiyonlar Ligi'ni bugüne kadar kazanan 22 kulüp var. Ülke bazında sıralayacak olursak;
İspanya 🇪🇸 Real Madrid on üç kez kazanarak bu kupayı en çok kazanan ekip. Barcelona da beş sefer kazandı. İspanyol ekipleri son zaferini 2018 finalinde aldı.
İtalya 🇮🇹 AC Milan altı kez, İnter Milan üç kez ve Juventus iki kez kupayı kazandılar. 2010'da İnter Milan, kupayı kazanan son İtalyan kulübü oldu.
Almanya 🇩🇪 Altı kere Bayern Münih, birer kere de Borussia Dortmund ve Hamburg kazandı. Pandemi dönemi oynanan kapalı sezonun galibi olan Bayern, kupayı kazanan son Alman ekibi unvanını da korudu.
İngiltere 🏴 Liverpool, bu kupayı altı defa müzesine götürdü. Son şampiyon Chelsea, Manchester United ve Nottingham Forest'in ikişer kupası bulunurken Aston Villa bir kere kazandı. İngiltere'nin en üst düzey ligi olan Premier League, kupayı kazanan beş ekibe ev sahipliği yapıyor.
Hollanda 🇳🇱 Dört kez şampiyon olan Ajax ile birer kez şampiyon olan Feyenoord ve Eindhoven, Hollanda'dan çıkan üç kulüp. Son kez 1995 finalinde bir Hollanda kulübü galip gelmiş.
Portekiz 🇵🇹 Portekiz liginin iki lokomotifi Porto ve Benfica, sonuncusu 2004'te olmak üzere, bu kupayı ikişer kez kazandı.
İskoçya 🏴 1967 şampiyonu Celtic, İskoçya'dan çıkan tek şampiyondur.
Romanya 🇷🇴 Steaua Bükreş veya kısaca FCSB, 1986'da kupayı kazanmıştı.
Fransa 🇫🇷 Bundan daha şaşırtıcı olanı Fransa'dan yalnızca bir şampiyon çıkması. O da, Şampiyonlar Ligi adıyla oynanan ilk sezonda yani 1993'te Olimpik Marsilya.
Yugoslavya 🇷🇸 Yıkılmaya ramak kala Yugoslavya'dan çıkan şampiyon Kızılyıldız, tarihte yerini aldı. 1991 şampiyonu bugün Sırbistan liginde mücadele veriyor.
@macintosh@mstdn.social @pharmakos böyle söylüyorsanız ya engellenmişsinizdir ya da paylaşmaya çekiniyorsunuzdur. İki ihtimal de içimi acıttı. Üzüldüm bir miktar ama siz mutlu olursunuz umarım.
Zeytinburnu ile Fatih arasındaki sınırı çizen 10. Yıl Caddesi, Karasurları'nın bir kısmına da komşudur. Bu özelliğiyle Mevlanakapı, Silivrikapı, Belgaradkapı'nın açıldığı caddedir.
Cadde üzerinde Biruni Üniversitesi'nin kampüsü, Deniz Feneri Derneği'nin genel merkezi, Bizim Market'in yanı sıra Merkezefendi ve Eski Kozlu adında iki büyük mezarlık da bulunuyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi de benim gibi bu caddenin sessiz sakin olduğunu düşünmüş olmalı ki bisiklet park alanı koymuş. Tabii bunda, caddenin düz olmasının da etkisi var.
Otobüse binince Millet Caddesi'ne de son derece yakın olduğunu fark ettim. Ben her zaman Cevizlibağ tarafından geliyordum bu caddeye. Gerçekten beni farklı bir havaya sokan bir cadde. Belki de aurasından kaynaklanıyor bu.
Esenler'in Sondurak denen semtinde 7 Nisan günü, akşama doğru çekmiştim bunu. Havanın kapalı olması başka bir tat katmış fotoğrafa.
Beylikdüzü, ilçe olduktan sonra İstanbul'un merkezlerine uzaklığıyla espri konusu oldu. Zamanla kendisi de bir merkez haline geldi. Bu soğuk espriler Beylikdüzü'nün belediye başkanının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilmesiyle azalmış gibi görünüyor.
İşte o belediye başkanının veya adını açık açık verecek olursak Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü'ne Central Park misali kazandırdığı bir yaşam alanı var. Burada vakit geçirmek gerçekten büyük bir zevk. Sadece beş yüz metre ötede keşmekeş varken burası oldukça sakin. Piknik yapmaya, bisiklet sürmeye, kitap okumaya, dolaşmaya ve kafa dinlemeye uygun bir mekan.
Yaşam Vadisi, iddiaya göre henüz tamamı açılmamış olsa bile, muhteşem bir yer. En son pandemi öncesi gitmiştim. Bayağı bir zaman olmuş. Hep gezindiğim bölgede yani ilk etabında ilk kez gördüğüm 6 Mayıs Gençliğimiz Var Sahnesi, seçimde yaşadığımız haksızlıkları anımsamama yardımcı oldu.
Onun dışında, göletteki altuni ve gümüşi balıkları hâlâ görebiliyor olmak sevindirici. Bu alaca kargalar için de geçerli.
Kimine göre 2011, kimine göre 1984... Trabzonspor, ligde şampiyonluğa yıllar sonra bu kadar yakınken İstanbul'un neredeyse tüm caddeleri bordo-mavi bayraklarla doldu.
Ben de fotoğrafını çektiklerimden bir dizi oluşturmaya karar verdim.
İlki Adnan Menderes Bulvarı üzerinden geliyor. 24 Mart 2022'de Fatih Belediyesi taraflarından Aksaray'a giderken çekmiştim.
Her alışverişimde mutlaka kolonya oluyor. Bunu artık bağımlılık haline getirdim. Bugün de biraz daha kaliteli olandan almak maksadıyla Eyüp Sabri Tuncer'in Çeşme Limonu isimli kolonyasını aldım.
Bu havalı adlar bana pazarlama stratejisi gibi geliyordu ama ilk kez deneyince pek de öyle olmadığını anladım. Diğer limon kolonyalarıyla arasında dünyalar var resmen. Muhteşem bir ürün.
@macintosh@mstdn.social öğretmenliği sevmeye başladım ama özel bir kurumda öğretmen olmak yıpratıcı biraz. İşim sadece öğretmekle kalsa çok iyi. Ancak hem idareyle hem de eşkal öğrencilerle uğraşmak zorunda kalıyorum. 08.00-17.00 arası okuldayım ama mesaim yirmi dört saat.
Yine de çok şikayetçi değilim. Kendime fazlasıyla zaman ayırabiliyorum. Fazla baskı ve bu anlamda sıkıntı da yaşamadım. O yüzden rahatım.
Bu kişinin beni çok etkilediğini fark ettim. Ne zaman kısa küt kesilmiş saçlı bir kadın görsem anıları hafızamda canlanıyor. Onun gibi giyinen birinde de aynı hisler depreşiyor. Kafamı başka tarafa çevirip başka şeyler düşünmekten başka ne yapabilirim ki?
Anayasa Mahkemesi (AYM), zorunlu din dersinin hak ihlali olduğuna karar verdi. Karara göre din dersinin zorunlu olması, Anayasa'nın 24'üncü maddesiyle güvence altına alınan ebeveynlerin eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama hakkını ihlal ediyor.
Gerçekten de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin müfredatı belli sabiteler üzerine kurulmuş. Her konuda İslam inancının Hanefi mezhebinin bir yorumu esas alınmış.
Zaten dersin adından din ve ahlakın ayrılmazlığı fikri, zihinlere yerleştiriliyor. Öğrencilerin din hakkında bilgi sahibi olması isteniyorsa, Karşılaştırmalı Dinler Tarihi veya Din Felsefesi gibi tarafsız bakış açılı dersler verilebilir. Ahlak ise ya felsefe içinde ya da ayrı bir ders olarak işlenmeli.
Ancak tabii ki AKP, her zaman olduğu gibi işine geldiği gibi hareket edecektir. Ülkenin kurulu olduğu sacayaklarını yani yasama, yürütme, yargı ve orduyu ele geçirdikten sonra bile bu türden kararları yok saymaktan geri durmadılar.
Birleşik Krallık başbakanı Boris Johnson, Ukrayna cumhurbaşkanı Zelenski ile Kıyiv sokaklarını dolaşıyor. Bu görüntü beni işgalin gidişi konusunda keyiflendirdi. Çünkü hem Rus muhiplerinin su içer gibi söylediği yalanları gün yüzüne çıkardı hem de bir meydan okumanın simgesi oldu.
Zelenski, Polonya'ya kaçmamış. Rus birlikleri Kıyiv'den çok uzak. Birleşik Krallık, uluslararası siyasette halen bir ekol olan güçlü bir ülkedir. Putin, bunları muhtemelen düşünememiş.
Tüm bu gerçeklerin yanında değinilmeden geçilmemesi gereken konu Putin'in Moskova'da dahi bu kadar rahat yürüyemeyeceğidir. Çünkü hiçbir korkuya benzemez halkını satanın korkusu.
🇸🇪 Mereyusblogg
Romersk medborgare från Miklagård.
På Mastodon sedan 23.X.2021
Bara postar oviktiga tankar.
Allmän egendom (PD). Inga begränsningar.
Jag tjänar ingen inkomst av det jag lägger upp här.
🇬🇧 Mereyü's blog
Roman citizen from İstanbul.
On Mastodon since 23.X.2021.
Just posting unimportant things.
Everything I publish is Public Domain (PD).
I don't earn any income here.
🇹🇷 Mereyü'nün blogu
Civis romanus sum.
23.X.2021'den beri Mastodon'da.
Önemsiz şeyler üzerine.
Paylaştığım her şey kamu malıdır (PD).
Buradan herhangi bir gelir elde etmemekteyim.