Show newer

İki tane Bounty, bir tane Snickers, bir tane Beskot Farowla, bir tane Doritos cubun

Bu kifayetsiz muhterislerle aynı tas aynı hamam devam edilirse emek süreçleri de bayağı çıkmaza girecek. Üç şeyin olacağından eminim. Bunlar kıdem tazminatının kaldırılması, grev yasağı ve mezarda emeklilik.

Ortaya çıkacak sorunları patronlara verilen hakimiyet alanın genişletilmesi, sarı sendikalarla özellikle asgari ücret görüşmelerinde kendi çalıp kendi oynayan bir iktidar ve örgütlenemeyen emekçiler diye sıralayabiliriz.

Tüm bunların dayandığı iki ilkeyse emeği önemsizleştirmek ve örgütlenmeyi önlemektir. Uzun çalışma süreleri, emeğinin karşılığını alamama ve mobbing gibi aklınıza gelen birçok problem bu ikisinden kaynaklı.

Show thread

Sosyal medyada bir linç nasıl başlıyor? Bunun güzel bir örneğini bu TikTok videosunu Twitter'da paylaşan konsept hesabında gördüm. Konsept hesapları insanların nefret duygusunu kabartarak etkileşim topluyor. Daha sonra kaçak bahis ve/veya AKP virali alarak kazanç elde ediyorlar. İşin o noktası biraz karanlık. İktidar değişiminde bunların daha detaylı bir şekilde araştırılması gerekiyor. Özellikle bet reklamlarıyla Fahrettin Altun'un ilişkisi açığa çıkarılmalı.

Lafı fazla uzatmadan videonun içeriğine geçelim. Bir dakika kırk üç saniye dik çekim bir videoya konsantre olmak zor olsa da bu kadının sürdürülebilirlik bağlamında neler yaptığını not aldım.

🌅 Bambu diş fırçası ve vegan diş macunuyla dişlerini fırçalıyor.
👗 İkinci el kıyafetlerini giyiyor. Bunları Trendyol uygulaması Dolap'tan veya pazardan almış.
🎨 Cam içerisindeki vegan ürünlerle makyaj yapıyor
🚶‍♀️ İşe yürüyerek gidiyor. Hatta bunun için işe yakın bir yere taşınmış.
🥗 Esnaf lokantasından vegan bir şeyler yiyor ama normalde yemediği bri şey olursa onu da kesinlikle israf etmiyor. Fiş almıyor.
🏬 Asansör kullanmıyor, merdiven çıkıyor.
☕ Silikon bardakla çay içiyor çünkü kahvenin karbon emisyonu çok fazla.
🔌 Tüm cihazlarını işyerinde şarj ediyor çünkü işyerinde yenilenebilir enerji kullanılıyor.
🍶 Pet şişe yerine sebilden su dolduruyor.
🌮 Beltur'dan geri dönüştürülebilir ambalajda yemek alıyor.
🥛 Kahve Dünyası'na gidip kendi bardağıyla kahve alıyor.
♻️ Kıyafetlerini üç kez giyiyor.
🎭 Yıkanabilir pamukla makyajını çıkarıyor.
🐈 Hayvanlar üzerinde deney yapılmamış ürünlerle cilt bakımı yapıyor.

Bunların bir kısmını ben de yaptığımdan pek yadırgamadım. Ancak tüm bu davranışların bireysel olduğunu bilmeliyiz. Doğal kaynakları fütursuzca tüketmekten geri durmanın yolu üretim alışkanlıklarını değiştirmektir.

Seçim bir an önce gelse de Jahrein, Cemre Demirel ve Asrın Tok malum partiye verip rahatlasa.

Bir süredir sabahları Radyo Eksen dinliyorum. Gülşah Güray, büyük çoğunluğu rock olmak üzere güzel parçalar çalıyor. Yarım saatte bir, iki dakikalık reklam kuşağı oluyor. Bugün ona kulak verdim. Yakalayabildiğim kadarıyla markalar şunlar;
Paraf
Tamek
Misli.com
Jolly
Empera
Anadolu Sigorta
Fide Ton
Getir
Peugeot
Altınyıldız
Bankkart
Setur
Carrefour
Hepsiburada
Pazarama
Paribu
Açılışta ve kapanışta programın sponsoru Zorlu PSM

Atatürk aldanmadı, kandırılmadı, kimsenin etkisi altında kalmadı, yolundan dönmedi, asla vazgeçmedi. Gerçekten çok başka bir lider.

Ernst Thälmann, Nazilerin yükselişi ve iktidarı sırasında Almanya Komünist Partisi'nin (KPD) başındaydı. 1925'ten 1933'te Gestapo tarafından tutuklanana dek sürdürmüştü görevini. Ancak o, asıl sıkıntının Sosyal Demokrat Parti'de (SPD) olduğunu düşünüyordu. Çünkü KPD, o yıllarda Stalinist bir çizgideydi ve "Sosyal faşizm" tezini savunuyordu. 1944'te Buchenwald toplama kampında kurşuna dizildi. Umulur ki ibret alınsın.

Depremden sonra ev sahibi olmak imkansız hale geldi. Bilmiyorum herkes farkında mı?

Bir ülke düşünün. A Partisi, vatandaşların yarısının oyunu alıyor. Diğer partiler bu insanlara ulaşmadan iktidar olabilir mi? Bu kişilere karşı nefret dilini bırakmak gerek ki birleşmek bir işe yarasın. Zaten A Partisi ve yavruları her gün halkı ayrı bir terör örgütüyle ilişkilendiriyor. Bu ülkenin sevgiye ihtiyacı var.

NFC teknolojisine hayranım. Keşke avucumun içinde falan da olsa da otobüse akbil yerine elimi gösterip binebilsem.

Şimdiki telefonumda (Huawei P Smart 2021 veya kısaca PPA-LX2) maalesef NFC özelliği yok. Pazaryerinden bu özelliğe sahip telefonlara baktığımda bununla karşılaştım. Zaten telefonlara taksit yapılmıyor artık. Türkiye'de kimler bu telefonları peşin olarak alabilir?

Big Mac, dünyanın her yerinde aşağı yukarı aynıdır. Bu nedenle farklı para birimlerin satın alma gücünü karşılaştıran bir verinin temeli olmuştur. Herkesin bildiği üzere Big Mac Endeksi bu.

IKEA iftar menüsü, bu sene 99 lira. Geçen senekiyle aynı ürünleri içermesine rağmen neredeyse iki katı fiyata satılıyor. Biz de bir ay yılındaki (354 gün) enflasyonu ölçmek için bu menüyü kullanabiliriz.

Show thread

Normal bir ülkede herhangi bir kamu görevlisi vatandaşlara bir obje fırlatsa ona ne yaparlar? Bu bir kere çok aşağılayıcı bir hareket. Hele ki büyük bir felaket yaşamış insanlara karşı. Bu insanlarda zombi virüsü mü var ki onlarla sohbet edip elden takdim edemiyorlar?

İftar çadırı inanılmaz saçma geliyor bana. Sanırım akşam ezanı saatinde yolda olanlar için ortaya çıkmış bir uygulama.

Dün kaşıntım iyiden iyiye dayanılmaz bir hal aldı. Dahası bu durum, acı vermeye başladı. En sonunda mesai arkadaşım vasıtasıyla genel müdüre haber verdim. Genel müdür, hemen eve gitmem gerektiğini söyledi. Ofis ve ortak kullanım alanları da dezenfekte edildi.

Şirketin iki ayını dolduran çalışanlarına yaptığı bir özel sağlık sigortası vardı. Onunla tedavi olabilirim diye internetten araştırdığımda dermatolojinin kapsam dışı olduğunu gördüm. El mecbur, sağlık ocağından randevu aldım.

Neyse ki doktor iki günlük rapor verdi. Böylece ücretsiz izin yapmama gerek kalmadı. İki günlük kesinti beni çok zorlardı.

Bu hastalık hakkında internette birbiriyle çelişen bilgiler var. Hangisinin doğru olduğunu kestirmek zor. Doktora sorduğumda kıyafetlerin, yastık ve çarşafların günlük değiştirilmesi ve 60 derecede yıkanması gerektiğini, temas edilen nesnelerin dezenfekte edilmesinde fayda olduğunu ve bu hastalığın iki yıl sürebildiğini söyledi. Her şeyin bir an önce düzelmesini umuyorum.

Show thread

Sözcü TV'nin kurulması çok iyi oldu. Kanalı her açtığımda söylüyorum bunu.

Şimdilerde ülkede seçim gündemi var. Bir buçuk ay geçmesine rağmen deprem unutuldu gitti. Depremde yaşanan rezaletlerden söz edilmez oldu. Varsa yoksa magazin, dedikodu ve falanca hakemin bilmem hangi takımın maçında yaptığı kural hatası...

Ben bu gündemlerin yapay olduğunu ve asıl gündemi unutturmak için medya aracılığıyla servis edildiğini düşünüyorum. Seçimden sonra iktidar değişirse tek gündemimiz emek olmalı. Yatıp kalkıp emek süreçleri hakkında konuşmalıyız.

Sizin için bir hatırlatma olsun diye toparlıyorum:
Yakalara inanmıyorum, aslolan işçi sınıfıdır. Masa başında çalışmak da inşaatta çalışmak da emek-gücünü satmaktır. Kimse yönetici olarak çalışıyor diye kendini işçi sınıfından ayrı görmesin.

Niteliksiz iş, emekçiler bölüşümden adil pay alamasın diye uydurulan bir kavramdır. Böylece herkese asgari ücret verilebilecektir. Asgari ücretin yükselmesini isteyen kişiler de sanki daha yüksek maaş alanların iyi yaşama hakkı elinden alınacakmış gibi hedef gösterilir. "Onun taamı artarsa, seninki azalır" denir ki buna inanan çok sayıda emekçi de var.

Türkiye'yi ayakta tutan parababaları değildir; emekçilerdir. "Şu parti iktidara gelirse yabancılar borsadan yatırımlarını çeker." diye bir argüman savrulur. İsteyen istediğini yapmakta özgürdür. Bizi o veya bu partinin kemik kitlesi olarak görmek hatadır. Biz %99'uz.

Son birkaç gün benim için biraz tatsız geçiyor. Nedeni vücudumun muhtelif bölgelerinin fena halde kaşınıyor oluşuydu. Geceleyin uyumaktan alıkoyan bir uyuzla karşı karşıyaydım. Zaten aile hekimi skabiyez ve alerjik purpura teşhisi koymuş.

Kwellada losyon ve şampuan, Metrin krem ve Stilex jel yazmış. İlk üçünün etken maddesi pemetrin. Eczanede bu ilaçlara 94 lira ödemek zorunda kaldım. Üstelik sondaki jel dahil değil. Bu nedenle canım sıkkın.

Reçetedeki kalemler şöyle;
İlaç katılım tutarı 28.92
Muayene katılım tutarı 30
Reçete katılım tutarı 3
İlaç fiyat farkı 32.14 (lira cinsinden)

Maaşımın beşte biri sigorta nedeniyle kesilirken neden hâlâ bu giderleri elden ödemek zorundayım? Buna bir yanıt bulamıyorum.

Bir şeyin fiyatının yüksek olduğunu söyleyince herkesin filozof kesilmesini aşamıyorum bir türlü. Dün markete (Macrocenter) gittim. En ucuz şampuan (Pantene) 50 liraydı. Üstelik 350 mililitre bu. Bundan yakınınca insanlar şunları diyebiliyor;
Macrocenter gibi elit bir mağazadan alma sen de. Bim'den (veya benzeri üç harfli bir marketten) alabilirsin.
Pantene zaten lüks. Ben İpek şampuan (Hacı Şakir opsiyonu mevcuttur) kullanıyorum.
Tüm şampuanlar aynı değil mi zaten?
Şampuan kullanmak zorunda değilsin.
Bitmeye yakın su doldurup iki ay daha kullanırsın.
Asgari ücretin 8500 lira olduğu yerde normaldir. (Buna ek olarak 2002'dekiyle kıyaslama gelebilir.)
Yalan söylüyorsun. Afyon Dazkırı'nda bir markette 46 lira. (Ekran görüntüsü atılmıştır.)

Bu kafayla nasıl düze çıkarız?

Show older
Qoto Mastodon

QOTO: Question Others to Teach Ourselves
An inclusive, Academic Freedom, instance
All cultures welcome.
Hate speech and harassment strictly forbidden.